Çocuk psikiyatrisi çocukların büyüme dönemindeki psikososyal gelişmelerinin takip edilmesi ve muhtemel problemlerin çözümlenmesi ile uğraşan uzmanlık dalıdır.


 

Ebeveyn-çocuk ilişkilerinin kısmi ya da tamamen tıkandığı, çocuğa karşı yer yer yanlış tutumlar veya istenmeyen davranışların geliştiği dönemler olur. Çocukları bebeklikten alıp ergenlik çağının sonuna kadar getirişimiz uzun ve kimi zamanda çetin bir yolculuktur. Bu sırada sorunlar ortaya çıkabilir ve ailenin mutluluğunu etkileyebilir. Bu dönemlerdeki davranışlarımız çocuğun psikososyal gelişiminde derin izler bırakır.


 

Erken tanı ve tedavinin gelecekte tedaviye ihtiyaç duyan veya ilerlemiş psikiyatrik problemlerin önlenmesi, çocuğun daha başarılı ve özgüvenli bir sosyal birey olarak topluma kazandırılması, öğrenme kabiliyeti ve okul başarısının artırılması, çocuk psikiyatrisinin toplumun içinde yaşayan her birey için önemini göstermektedir.


 

Ruhsal gelişimin başlangıcında bebeğin anne ve babasıyla olan iletişimi bedeni ve duygulanımından geçer. Bebeğin yeme, uyuma ve dışkılama gibi beden işlevlerine ilişkin bozukluklar anne ile olan ilişkisindeki sorunlara karşılık gelir. Bu bağlamda her belirti gibi bu bozukluklar hem dengeyi sağlamaya yararlar hem de anneye yönelik bir çağrıya karşılık gelirler. Bu çağrıların çözümü için çocuk psikiyatrisi devreye girer.


 

Çocuk gelişiminde en önemli ve bilimsel yaklaşım çocuğun her yaşta ne bildiğini bilmek ve ona göre beklenti içine girmektir. Çocukta ruh sağlığının değerlendirilmesi gelişim dönemlerinde beliren ruhsal niteliklerin ayrıntısıyla bilinmesine bağlıdır.


 

Bazen anne ve babalar çocuğun değişmesi ile ilgili umutsuzdur, çocuğun sevgisini yitirmek korkusuyla bir takım hatalar yapabilirler, bazen enerjileri çok düşüktür ve sorunlu davranışların çözümünü ertelerler. Bazense sorunlardan dolayı kendilerini suçlu bulabilirler ve bu hatalı tutumlara davetiye çıkarabilir. Kimi zaman kendi tahammül sınırları o kadar düşüktür ki çatışmadan ve sorun çözümünden uzaklaşabilirler. Ya da eşler arası sorun ve çatışmalar o kadar yoğundur ki çocuklar ister istemez geri planda kalır. Çocuk yetiştirmek konusundaki davranışsal yaklaşım çocukları anlamakta ve onların değişmesine yardımcı olmaktadır. Davranışsal yaklaşıma göre iyi davranışta, kötü davranışta öğrenme yoluyla kazanılır. Çocuklardaki araştırmalar davranışsal yöntemlerin kullanılmasının çok çeşitli sorunlu davranışlarda %50 den 90'lara kadar azalma gerçekleştiğini bildiriyorlar.


 

Unutmamak lazımdır ki çocuğun sevgi destek ve bakıma ihtiyacı olduğu kadar topluma uyumunda ve duygularının kontrol etmekte uygun müdahalelere de ihtiyacı vardır. Anne ve babalar kimi zaman çeşitli nedenlerle çocuğa gereğinden fazla şey vererek çocuğun kendi deneyimlerinden öğrenme ve kendi hayatına yön vermesini engelleyebiliyor, bazense çok az şey vererek onun gelişimine gerekli desteği sağlayamayabiliyor. Her ikisi de uygunsuz davranış örüntülerinin gelişmesine sebep oluyor. Bu nedenlerin fark edilmesi sorunların anlaşılıp zamanında çözülmesi için çocuk-ergen pskiyatristleri devreye girer. Anne babaların kafasında çocukları ile ilgili bir gelecek tasarımı vardır ve bu tasarım aslınsa bebek doğmadan başlar ve kaçınılmazdır. Ancak çocuklarınızın, kendine özgü yapısı itibariyle bu ideal ve beklentilere tamamen uymaması da kaçınılmazdır. Bu çelişinin farkında olduğumuz sürece ve bizim beklentilerimiz ve çocuğun gerçeği arasındaki uzlaşma sağlandığı sürece ilişkinin kalitesi artar.


 

Onun için hayal ettiklerimiz onu anlamaktan geçiyor. Anlaşılmadığını düşünen çocuğun ruh hali öfke ve bezginliktir ve bunun sinyallerini kendi yaş dönemine uygun davranışlarla verirler. Bu sinyalleri doğru değerlendirmek anne baba olmanın en önemli adımlarıdır.


 

Yaygın bir kanıya göre çocukluk yılları kaygıdan uzak mutlu yıllardır. Gözlemler bu inancın gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Gerçekte çocukluk korkular kaygılar yoksunluklar ve mutsuzluklarla dolu olabiliyor


 

Unutulmamalıdır ki çocuk erişkinlerin küçük formu değil büyüyüp gelişimini tamamlamayı bekleyen değerli varlıklarımızdır. Bebeğin anne ile kurduğu her etkileşim biriminden bebeğin içinde bir anı izi kalır. Bu anı izinde bebek anne ve birleştiren duygular vardır. Bebeğin belleğindeki tüm bu izler üst üste binerek birikir ve benlik ve ilişkiler şeması oluşur. Bir bebeğin annesiyle ahenkli ve sağlıklı etkileşim içinde kendi dönemine özgü çatışmaların çözümü de uygun şekilde halledilmişse bebek o kadar mutlu olur ve geleceğe daha az çözülmemiş mesele ve daha çok kazanılmış beceri taşınır.


 

Zaman geriye işlemiyor. Anne babalar olarak ilk yapılması gereken şey bir yerlerde bir sorun olabileceğini erkenden fark etmek sağlıklı gelişimin önündeki tıkanıkları açma yollarını aramak.


 

Erken başvuru kayıpları en aza indirir ve tedavi başarısını artırır. Aşağıda çocuk ve ergenlik döneminde meydana gelebilen sorunlar yer almaktadır.


 

Çocuk ve ergen ruh sağlığı konusunda çalışan uzmanlar:


 


Çocuk ve ergen psikiyatristi
Çocuk psikoloğu
Pedagog
Özel eğitim uzmanı
Konuşma terapisti



 

Kliniğimizde çocukların psikiyatrik ve psikolojik sorunlarını değerlendiren ve tedavilerini yapan çocuk ve ergen psikiyatristi ve çocuk psikoloğu bulunmaktadır.


 

Çocuk ve ergen psikiyatristi nasıl tedavi eder, hangi testler yapılır?

Ayrıntılı psikiyatrik muayene ve gerekliyse psikolojik testler yapıldıktan sonra sorunun türüne göre şu tedaviler uygulanmaktadır:


 


Bireysel psikoterapi,
Grup terapisi,
Oyun terapisi,
İlaç tedavileri.



 

Çocuk ve ergen ruh sağlığı konusunda hangi testler yapılmaktadır?

Çocuk ve ergen psikiyatristi, çocuk/ergeni muayene ettikten sonra tanıyı koymada yardımcı bazı psikolojik testler isteyebilir. Bu testler, test yapma konusunda özel eğitim almış psikologlar tarafından yapılmaktadır. Bölümümüzde uygulanan testlerden bazıları;


 


Zeka testleri,
Gelişim testleri,
Kişilik testleri,
Dikkat testleri,
Nöropsikolojik testler