Uyku Apnesi ve Horlama

02.08.2017

Uyku apnesi organizmanın çevre ile iletişiminin çeşitli uyaranlar ile geri döndürülebilir bir biçimde geçiçi, kısmi ve periyodik olarak kesilmesidir. Hayatımınız üçte birini uykuda geçiriyoruz. Kaliteli ve yeterli bir uyku süreci yaşamadığımız takdirde günlük hayatımızda ve sağlığımızda bir takım problemler ortaya çıkabilir. Uyku ile ilişkili hastalıklar başlıca uykusuzluk, uyku ile ilişkili solunum bozuklukları, aşırı uyuma, uykuda davranış bozuklukları, uyku ile ilişkili hareket bozuklukları, biyolojik saatin kaymasına bağlı ritm bozuklukları ve izole semptomlar olarak sıralanabilir. Bu yazımızın konusunu uyku ile ilişkili solunum bozuklukları içerisinde en sık görülen hastalık olan obstrüktif uyku apne sendromu oluşturacaktır. 

Uyku apne sendromunun belirtileri nelerdir?

Horlama, hasta yakınlarını tarafından ifade edilen uykuda nefes durmaları, gündüz aşırı uyku hali, uykuda boğulma hissi, sabah uyanınca baş ağrısı, yetersiz ve bölünmüş uyku, unutkanlık, dikkat azlığı, konsantrasyon bozukluğudur. Uyku kalitesinin bozuk olması hastalarda anksiyete bozukluklarına, zihinsel yeteneklerde azalmaya, saldırganlığa ve depresyona da yol açabilmektedir. Horlama ve uyku apnesi sendromu olan hastalarda sıklıkla yorgunluk, isteksizlik, psikolojik rahatsızlıklar ve uykusuzluk ile ortaya çıkan hormonal değişikliklere bağlı cinsel fonksiyon bozuklukları da oluşmaktadır. 

Obtrüktif uyku apne sendromu hipertansiyon, insülin direnci, felç, kalp ritm bozuklukları, damar hastalıkları, depresyonun dahil olduğu birçok kardiyovasküler, nörolojik, endokrinolojik gibi hastalığın gelişmesinde ve ilerlemesinde önemli rol oynamaktadır. 

Tanı ve Tedavi

Ayrıntılı sorgulama ve fizik muayene yapılmalıdır. Bu muayenede hastanın burun, geniz, boğaz ve gırtlak muayeneleri endoskopik olarak yapılmaktadır. Sonrasında uygun hastalara uyku testi (polisomnografi) yapılmaktadır. Bu tetkikte hasta bir gece uyku laboratuvarında yatmaktadır. Testte solunum durmalarının süresi ve sayısı, vücut pozisyonu, kan oksijen düzeyi, beyin elektriksel aktiviteleri gibi birçok parametreye bakılmaktadır. 

Hastanın muayene bulguları ve uyku testi sonuçlarına göre tedavi planı belirlenir. Bunların başında pozitif basınç uygulanarak solunum yolu açık tutmaya yarayan maske tedavisi(PAP tedavisi) gelmektedir. Uygun hastalara burun, yumuşak damak ve ağız içine yönelik farklı cerrahi müdahaleler planlanabilir.

 

Sayfamızı beğenerek güncel haber ve duyurularımızı, doktorlarımızın sağlık tavsiyelerini Facebook duvarımızdan kolaylıkla takip edebilirsiniz.